Türkçe | English

Gayrimenkul Zirvesi 11 ve ISTANBUL REstate Sonuç Bildirimi

06.06.2011

GYODER'in 2000 yılından bu yana geleneksel olarak düzenlediği Gayrimenkul Zirvesi'nin on birincisi, ISTANBUL REstate Gayrimenkul Fuarı ile birlikte 17-18 Mayıs 2011 tarihleri arasında, İstanbul'da Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda gerçekleştirilmiştir. T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ), Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Urban Land Institute (ULI), National Assocation of Real Estate Investment Trusts (NAREIT), Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Derneği (AYD) ve European Public Real Estate Association (EPRA)'nın katkılarıyla gerçekleşen bu organizasyonda, Türkiye gayrimenkul piyasasındaki son gelişmeler değerlendirilmiştir. Zirve ve Fuar'da, gayrimenkul firmaları proje standlarıyla yer almış, yapılan panellerde sektör ile ilgili birçok güncel konu ele alınmıştır.

Gayrimenkul Zirvesi'nde; Ekonomi Platformu, Gayrimenkul Sektöründe ve Şehirleşmede Yeni Trendler, Küresel Kriz Sonrası Yıldızı Parlayan Ülkeler ve Gayrimenkul Sektörüne Sosyolojik Bakış konulu oturumlar gerçekleştirilmiştir. Bu yıl üçüncü kez yapılan ISTANBUL REstate panellerinde ise Konut Yatırımları, Türkiye'deki Yeni Proje Yatırımları, Tesis Yönetimi Gayrimenkul Sektörüne Nasıl Daha Fazla Sürdürülebilirlik Sağlar?, Krizin Gayrimenkul Değerleri Üzerindeki Etkileri, Kentleri Yenileyerek Canlandırmak, Türkiye'de Yatırım Yapmak: AVM, ofis veya?, Kriz Sonrası Gayrimenkul Piyasaları Nereye Yöneliyor? , Otel & Turizm konu başlıkları altında değerlendirmeler ve sunumlar gerçekleşmiştir.

Gayrimenkul sektörünün mevcut durumu, son gelişmeler ve beklentiler, yukarıda bahsedilen oturum ve panel başlıklarında ele alınarak incelenmiş, ortaya çıkan tespitler ve bu tespitlere yönelik çözüm önerileri ülkemizin gerek ekonomik, gerekse sosyal ve kültürel açıdan gelişmesine katkı sağlaması amacıyla işbu sonuç bildirgesinde aşağıdaki başlıklarda kamuoyu ile paylaşılmıştır.

Şehirlerin daha düzenli ve yaşanabilir hale gelmesi için kentsel dönüşüm projeleri hızlandırılmalı, yeşil alan dengesi kurulmuş, ulaşım altyapısı oluşturulmuş, ekolojik mimari tasarımı yapılmış, enerji tasarrufu sağlayan, karbondioksit salınımını azaltan kentlerin oluşturulması hedeflenmelidir.
Marka kentler oluşturmak, kentlerin gelişimini sağlayacak ve kalitesini artıracaktır. Bu anlamda kentsel restorasyonun yanısıra, altyapısal ve fiziksel düzenlemeler yapılmalı, şehirlerin işlevsel olması sağlanmalıdır.
Kentsel dönüşümün başarılı olabilmesi için imar hakkı transferi ve imar haklarının menkulleştirilmesi sağlanmalıdır. İmar yasasında yapılacak yeni düzenlemelerle ele alınması gereken bu iki yöntemin hayata geçirilmesi projelerin ekonomik olarak getirisini de arttıracaktır.
Konut kredilerinin yaygınlaşması için faizlerin % 0,5 seviyelerine inmesi gerekmektedir. Ayrıca, konut kredi faizlerinin gelir vergisinden düşülmesi, gayrimenkul satışlarından alınan % 18 KDV oranının indirilmesi imkanları sağlanırsa sektörün ivmesi artacak, sektör daha da canlanacaktır.
Diğer yandan, yabancılara gayrimenkul satışını engelleyen mütekabiliyet ilkesinin değiştirilmesi ve yabancıların mülk ediniminin kolaylaştırılması, Türkiye'deki yabancı sermaye girişinin artmasını ve sektörün büyümesini sağlayacaktır. Mortgage sistemi Türkiye'de henüz işlevsel değildir. Sistemin sağlıklı bir şekilde işlemesi için ikincil piyasaların gelişmesi mutlak şarttır.
Gayrimenkul sektörünün artık geldiği yapı itibariyle sermaye piyasaları ile daha yakınlaşmaya ihtiyacı vardır. Bu anlamda, GYO'ların önemi algılanmalı ve GYO'ların hem sayısı hem de büyüklüğü daha da artmalıdır.
Genel ekonomik durum itibariyle, dünya ekonomisi krizi geride bırakmış ve büyüme sürecine girmiştir. Dalgalanmalar olsa da büyümede ana trend yukarı yöndedir. Gelişmekte olan ülkeler ise, gelişmiş ülkelere göre daha hızlı büyümektedir. Global sermayenin yönü gittikçe daha çok gelişmekte olan ülkelere kaymakta ve sermaye artık ülkelerin demografik özelliklerine ve tüketim gücüne göre yer değiştirmektedir. Bu anlamda Türkiye'nin potansiyeli çok yüksektir. Bir takım risk unsurları söz konusu olsa da Türkiye ekonomisi oldukça iyi durumdadır.
Çevre konusu ile gayrimenkul sektörü yakın ilişkilidir. Çevrenin korunması ve yeşil alanların artması için gayrimenkul sektörüne düşen önemli görevler bulunmaktadır.
Gelecekte yaşamaya uygun fırsat şehirler, sosyal ve ekonomik güçleri dengeleyecek şehirler olacaktır. Bu şehirlerin ortak özellikleri, sürdürülebilir, yenilikçi, teknolojiye hazır, ulaşım ve altyapısı çözümlenmiş, sağlık ve güvenlik açısından uygun, ekonomik etki gücü yüksek, iş yapılabilirliği kolay, yaşanabilir, çevreye duyarlı, yaşam merkezleri ile dolu, yüksek performanslı yapı malzemelerden oluşan, nitelikli insanların yaşadığı şehirler olacaktır.
Geleceğin şehirleri, ekolojik bakış açısı ile değerlendirildiğinde ise yeşil binalar, enerji verimliliği, karbon salınımı, atık yönetimi, sürdürülebilirlik konuları ön plana çıkmakta ve bu çerçevede şehir planlamacılığı ve mimarlığın iç içe geçtiği görülmektedir. Finansal piyasalar, şirketleri artık çevreye verdikleri önem itibariyle de değerlendirmekte ve şirket kredibiliteleri artık çevresel risklerinin de değerlendirilmesi suretiyle şekillenmektedir.
Gelişen ülkelerin gayrimenkul sektörleri incelendiğinde; Türkiye'nin önemli avantajları bulunmaktadır. Türkiye gayrimenkul sektörü, pazar olgunluğu ve şeffaflıkta artış içerisindedir. Konut gelişme alanı olarak orta segment dikkat çekmekte, lüks konut rezidans pazarı ise hızla gelişmektedir. AVM pazarında beklenti doygunlaşma, ofis pazarında ise istikrarlı gelişme yönündedir. Lojistikte gelişme ağırlığı yurtiçi bölgesel yönde, otel piyasasında ise seçici olarak olumlu yöndedir. Karşılıklılık ilkesi, gelişen ülkeler içinde sadece Türkiye'de vardır ve Türkiye'nin gayrimenkul yatırımları konusunda daha liberal bir yapıya bürünmesi gerektiği açıktır. Türkiye'de yaşanan ekonomik değişimle, sosyolojik açıdan da dönüşüm yaşanmıştır. Toplumsal ve bireysel tercihler farklılaşmış, tüketim alışkanlıkları ve yaşam biçimleri değişmiştir. Bu değişimin gayrimenkul sektörüne de etkileri olmuştur. Yeni bir orta sınıfın doğması ile site yaşamı tercih edilmeye başlanmış, AVM'lere ilgi artmıştır. Gelecekte de hem sosyolojik hem de demografik yapıların değişmesi ile gayrimenkul sektöründe yeni trendler ortaya çıkacaktır. Bu anlamda sosyal veriler iyi okunmalı, araştırmalar takip edilmeli ve değişen toplumsal ve bireysel tercihlere yönelik olarak gayrimenkul sektöründe farklı uygulamalar geliştirebilmelidir. Gayrimenkul sektöründeki rekabet nedeniyle; ürünün kurgulanması, pazarlaması, üründe değer yaratılması, teknolojinin kullanılması, teslim ve satış sonrası hizmet konularında sürekli değişimler ve gelişimler yaşanmaktadır. Ama sektöre yeni giren firma ve kişilere yönelik bir sertifikasyon sürecinin olmaması, alt ve orta gelir grubuna ucuz konut üretilememesi, ödeme imkanlarının kolaylaştırılamaması, kentsel dönüşüm projelerinin finansman sıkıntısı, ikincil piyasaların kurulamaması, imarlı arsa tedariki sıkıntısı gibi konularda hala ilerleme kaydedilememiştir.
Kriz sonrasında gayrimenkul sektöründe rekabet daha da artmıştır. Müşterilerin daha çok bilinçlenerek şirketleri ve projeleri tüm yönleriyle ele alarak karşılaştırmasıyla sektörün yapısı tamamen alıcı odaklı, tüketici merkezli olarak gelişmiştir. Türkiye çok büyük bir gayrimenkul geliştirme ülkesi olma yolunda ilerlemektedir. Kamu ile tetiklenen, daha sonra özel sektörün devreye girdiği birçok yeni büyük gayrimenkul projesi vardır. Yeni kent merkezleri doğmaktadır, kentsel doku ve görünümleri değişmektedir, şirketler gerek planlama gerekse de uygulamada daha etkin bir hal almaktadır, mimari tasarımda önemli gelişimler yaşanmaktadır. Ancak kamu ile işbirliği için daha geniş platformlara ihtiyaç vardır.
Yabancı yatırımcıların da Türkiye'ye ilgisi son derece yüksektir. Yabancı yatırımlar açısından Türkiye'nin avantajları olarak genç ve büyüyen nüfus, ekonomik büyüme, politik istikrar, arz ve talep arasındaki açık gözükürken, dezavantaj olarak ise şeffaflık, yasal sıkıntılar, bilgi ve veri temini eksikliği, dağınık ortaklık yapıları, şirketlerin ortaklıklara bakış açıları gelmektedir. Gayrimenkul sektöründe tesis yönetiminin özellikle proje geliştirme aşamasında geliştirici ile birlikte planlanması son derece önemlidir. Ayrıca binalarda yaşayacak insanların, sürdürülebilirlik konusunda davranışsal eğitimi ve bilinçlendirilmesi de gereklidir. Kentleri yeniden canlandırmaya çalışırken, eski ve yeniyi bir arada yaşatmanın yolları sağlanmalı, eski mimariye önem verilmeli, özellikle şehrin kültürel mirası korunmaya çalışılmalıdır. Kentsel dönüşüm ise kamu ve özel sektörün işbirliği ve halkın mutlak katılımı ile mümkündür.
Otel ve turizm sektörü açısından Türkiye'de arz ve talep artmakta olup, hem iş, hem resort oteller açısından özellikle son 10 yılda ciddi gelişmeler yaşanmıştır. Türkiye otel geliştirme ve inşaat bakımından içinde bulunduğu bölgede (Kafkasya ve Türk Cumhuriyetleri, Ortadoğu, K.Afrika) bir merkez niteliğindedir ve önümüzdeki süreçlerde de böyle kalması beklenmektedir. Türkiye'ye uluslararası ve kurumsal markaların daha çok gelmesi ve yatırım yapması beklenmektedir. Sektörde farklı ürün segmentlerinde ve lokasyonlarda proje geliştirme imkanı bulunmaktadır. Ama otel projeleri geliştirmede büyük şehirlerle sınırlı kalınmamalı , Anadolu şehirlerinde de yaygınlaşılmalıdır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Clicks: 1433   |   Last Updated: 26.09.2013
Print Page


  Other News
•  06.01.2014 | 2014 Ekspertiz Asgari Ücret Tarifesi
•  06.01.2014 | Konut Taşıt ve Tüketici Kredilerine İlişkin Sınırlamalarda Değişiklikler
•  09.12.2013 | Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu
•  09.12.2013 | TAKBİS Sistemine Erişim Protokolü
•  15.03.2013 | Sermaye Piyasasında Değerleme Faaliyetinde Bulunacak Değerleme Kuruluşlarına ve Değerleme Faaliyetine İlişkin Esaslar Tebliği Taslağı Hakkında Basın Duyurusu
•  15.03.2013 | 2013- Arsa ve Arazilerin Metrekare Birim Değerlerinin Tespitine İlişkin Emlak Vergisi Kanunu İç Genelgesi Yayınlanmıştır
•  15.03.2013 | Gayrimenkul Değerleme Asgari Ücret Uygulama Yasası Onaylandı
•  31.01.2013 | Türkiye Gayrimenkul Dağılımı
•  31.01.2013 | 15-16 Aralık Lisanslama Sınav Sonuçları
•  15.11.2012 | 2012 Gayrimenkul Değerleme Lisanslama Sınavları-Aralık
İlk Sayfa    Geri   
1  |  2  |  3  |  4  |  5  | 
   İleri    Son Sayfa
Toplam sayfa sayısı: 5   Görüntülenen: 1
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Company
About Us
Our Principles
Our Professional Team
Study Schedule?
Valuation Methods?
Valuation Report Standarts?
Continuous Information Form
Foundation Membership
Anreva in Press


Serviced Sectors
Public
Banking
Audit Sector
Public Corporations
Private Sector
Foreign Investor
Individual Investor
Foundations and Societies


Legislation
Legislation
Articles
News
Kanunlar
Yönetmelikler
Tebliğler


Career
IK Policy
Open Positions
IK Form
Contact Us
Address-Sketch
Invoice and Bank Account Information
Request Form
Contact Form
Links
What Can We Do For You?



Homepage | Site Map |  Access Conditions  |  Privacy

Ehlibeyt Mh. Ceyhun Atıf Kansu Cd. 1271. Sk. No:15/9 Balgat - Ankara
T: +90 (312) 474 00 74 | F: +90 (312) 474 00 55
W:www.anreva.com.tr | E: bilgi@anreva.com.tr
Written and visual content in the site is provided by ANREVA.
It cannot be copied without permission and cannot be quoted by giving reference. All rights reserved. 2013 ©