Türkçe | English

Gayrimenkul Piyasasında Değişen Nedir ?

15.12.2010

Ülkemizin siyasi ve ekonomik istikrar görüntüsü sergilediği 2005-2007 yılları arasında, banka kredi faiz oranlarındaki düşüş ve gayrimenkul için oluşan talep fazlalığı ile beraber adeta fırtına gibi esen, kapanın elinde kaldığı, her satılan konutun bir sonrakinin fiyatını yükselttiği bir “Satıcı Gayrimenkul Piyasası” dönemini hep beraber yaşadık ve 2007 son çeyreği ile uzunca bir süre görüşmemek üzere uğurladık. Gayrimenkul piyasasının yeniden hareketleneceği günler için ekonomistlerimizin her geçen gün tarihi biraz daha ileriye taşıdığı, ancak kanımca ivmenin 2010 yılı ikinci çeyreğinde oluşacağı üstünde durulmaktadır. Elbette bu hareketlenme 2005 yılında başlayan süreç gibi olmayacaktır.

Gayrimenkul piyasasının içinde bulunduğu durgunluk ve reel satışların uzun süredir gerçekleşmemesi nedeniyle, normal piyasa koşulları oluşamamakta ve piyasa rayiç fiyatı aslında alıcının teklif ettiği fiyat olmaktadır. Sektörde artık satıcılar tarafından istenen fiyatlar değil alıcıların ödeyeceği bedeller hakimdir. Arzın talebin üzerinde olduğu ve genel ekonomik göstergelerin durgunluğu işaret ettiği bu dönem “Alıcı Gayrimenkul Piyasası” olarak adlandırılır ve 2009 yılı tam bir alıcı piyasası olarak geçecektir.

Ülkemizde tüm sektörler gibi gayrimenkul sektöründeki yatırımların da durma noktasına gelmesi, ekonomik verilerdeki ciddi olumsuzluklar, taşınmazlar için oluşabilecek talebi olumsuz yönde etkileyeceği mutlaktır. Bu nedenle piyasada pazarlanan gayrimenkuller için istenen fiyatlar gayrimenkullerin değerleri olmakla beraber, piyasa fiyatları % 20 - % 50 arasında daha düşük oluşmaktadır.

Bir başka yoruma göre; aslında gayrimenkul piyasasında fiyatların düzeltme yaptığı ve şişirilmiş fiyatların reel değerlere döndüğü söylenebilir. Hangi açıdan bakarsak bakalım 2009 yılı satıcılar için zor, ancak alıcılar için ise fırsat olarak değerlendirilebilir.

Bu dönemde bir yıl unutabilecekleri nakit pozisyonu olanların, 2009 yılı mart ayından sonra alım yapmalarını, konut yanında gelişmekte olan bölgelerdeki kentsel arsaları tercih etmelerini önerebiliriz. Üretim yapacak firmalar için ise 2009 yılı ikinci yarısından sonra projelerine başlayabilecekleri söyleyebiliriz. Bu firmaların unutmaması gereken, artık proje üzerinden satışı bitiremeyecekleridir, inşaat sektörünün uzun vadeli genel trendleri göz önüne alındığında da projenin tamamlanmasını takiben satışlarında sonuçlandırılması hedeflenmelidir.
Okunma Sayısı: 1893   |   Güncelleme Tarihi: 26.09.2013
Sayfayı Yazdır


  Diğer Makaleler
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kurumsal
Biz Kimiz?
İlkelerimiz
Profesyonel Ekibimiz
Nasıl Çalışırız?
Nasıl Değerleme Yapıyoruz?
Nasıl Raporlarız?
Sürekli Bilgilendirme Raporu
Üye Kuruluşlar
Basında Anreva


Hizmet Sektörleri
Kamu
Bankacılık
Bağımsız Denetim Şirketleri
Halka Açık Anonim Ortaklıklar
Özel Sektör
Yabancı Yatırımcılar
Bireysel Yatırımcılar
Vakıflar ve Dernekler


Mevzuat
Yasal Mevzuat
Makaleler
Haberler
Kanunlar
Yönetmelikler
Tebliğler


Kariyer
İK Politikası
Açık Pozisyonlar
İK Formu
İletişim
Adres & Kroki
Fatura Bilgilerimiz
Talep Formu
İletişim Formu
Faydalı Köprüler
Sizin için Ne Yapabiliriz?



Anasayfa | Site Haritası | Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri

Ehlibeyt Mh. Ceyhun Atıf Kansu Cd. 1271. Sk. No:15/9 Balgat - Ankara
T: +90 (312) 474 00 74 | F: +90 (312) 474 00 55
W:www.anreva.com.tr | E: bilgi@anreva.com.tr
Site içerisinde yer alan yazılı ve görsel içerik ANREVA tarafından sağlanmaktadır. İzinsiz kopyalanamaz,
kaynak gösterilerek iktibas edilemez. Her hakkı saklıdır. 2013 ©